Pazar sabah kahvaltımızı evde yaptık, planladığımızdan geç sokağa çıkınca İstanbul İstanbulluğunu yaptı ve müze civarında park yeri bulmada hayli zorlandık. Ancak bilmeyenlere duyurayım Sabancı Müzesi'ne çocuklar ve yanlarında birer erişkin bedava alınıyor. İlk defa çocuklu olmanın parasal maliyeti düşürdüğü bir durumla tanıştım ve şaşırdım. Yetkililere bunun için teşekkür ederim.
Müzenin boğazdaki konumu eşsiz, havanın kapalı, ışığın iyi olmadığı bir gün olmasına rağmen yine de harika bir manzaradan geçip iç mekana girdik.
Çocuklar müzenin koca sergi alanlarında koşa koşa eserleri seyrettiler. Sanatın tanımlamaya çok da ihtiyaç olmayan o sarıp sarmalayıcı havasını bizden daha 'çok boyut' ta hissettiler.
Çok boyutluluk sadece bir metofor değil. Şöyle açıklayabilirim: Üstteki fotoğrafta Pelin alışık olduğumuz gibi seyrediyor bir tabloyu. Bir de bunu örneğin o gün yaptığı gibi saatte 5 km hızla koşarken yaptığını düşünün, imgeler ve algısı nasıl farklılaşır kimbilir...Bu sırada sizi seyredenlerin tepkileri, çarpmalar, düşmeleri de hesaba katarak kendinizi bu konumda düşünün; uyarıcı, tetikleyici olacağını söyleyebilirim, herkes için.
Bugünlerde canavarlarla başı dertte olduğu sezilen Sinan için sergideki figürler ayrıca değerli imajlardı. Şu canavar, bu canavar, onun gözü, bunun burnu derken bu somutun sağaltıcı bir etki yaptığını sanıyorum, geceleri odasında Sinan' a görünen canavarın adı geçmez oldu evde.
Çocuklar işitsel rehberleriyle mutlu, eserler hakkındaki yorumları biz ve birbirleriyle paylaştılar. Sinan bağırarak -Hayal gücünü yansıtıyormuş anne!- diyor.
Birara Pelin'i heykellerin platformunda otururken buldum, sordum, dinleniyormuş...
İki hareketli oyun çocuğuyla Miro sergisine gitmenin benim için kazancı ne buradaki özeliyle eserleri hakkıyla izleyebilmek ne de sanata dair derin bir kişisel deneyimdi. Hatta çocuklar kendilerine, eserlere ya da ziyaretçilere zarar vermesin diye peşlerinden koşup durdum, tek bir esere bile odaklanmaksızın. Babamız ve yardımcı ablamızla yetemeyerek üstelik. Burada temel motivim fedakâr anne olmaktan çok sanat ilgisi ve sevgisi ile büyüyen çocuklara sahip olmanın gelecekte benim için de bir avantaj olacağıydı. Bu yüzden hic de kolay olmayan "çocuklu sanat izlenceleri" miz devam etsin istiyorum.






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder