İki küçüğümüz kar keyfi yapsın diye yakınlarda bir kayak beldesine gitmeyi planlarken, kar kapımıza yığıldı. Karda oynamak bir yana annenin işi azaldı, çocuklarla geçirecek daha fazla vakti oldu. Hastalığı yenmek için doktora göründükten sonra derdimize sanat da ilaç olur diyerek yakindaki Ark sanat galerisine gittik. Galeri gôreceli küçük fakat sicacik havasi var.
Sinan için bu ikinci sanat galerisi ziyareti, yaşının Pelin'e göre büyük oluşu ve belki okul tecrübesi onu böyle alanlarda daha ilgili yapıyor, Pelin'se henüz daha dağınık... Ama biliyorum ki bu halle, bulunduğu ortama dair daha kavramsal düşünebilmesi arasında küçücük bir basamak var, biranda tırmanıvereceği.
Tablolarda figürleri ayırtetmeye çalıştık beraberce.
Çocuklar bu resimle oldukça ilgilendiler, geometrik şekiller ve tekrarlayan kalıplar içerdiğinden olsagerek, aşinâlık hissettiler.
Toplam 15 dakika geçirmiş olmalıyız, ilgi azalınca bemen topladık pılı pırtımızı. Son anda şu yalın iş dikkat çekici geldi bana ve Sinan'la paylaştım.
Ve bizi nazikçe ağarlayan galeri insanlarına teşekkür edip, sağnak karda güçlükle arabamıza yürüdük, ev yolunda balık alıp; öğlen uykusunun kollarına seğirttik.
Sanat galerisi rutini oluşturmaktan çok çocuklarla güzel zaman geçirme vesilesi olan bu küçük ziyaretler onlarda bir anı bırakıyor mu bilemem, ancak bunun umudunu besliyor olmam bir yana bu ziyaretleri çocuklarla olduğum halde
kendim icin birşeyler yapmakta olduğum algısıyla (oldukça yanıltıcı) geciriyorum. Çocukluluğun tüketici, nefessiz meşguliyet silsilesinde suyun yüzeyine çıkıp, derin bir nefes almak gibi bu. Sonraki yazım yine kış oyunları-aktiviteleri konusunda olacak, takip ediniz


