Üyeliğimiz Pelin adına ve bu sayede abisi de serbest oyun saatlerinden yararlanabiliyor, büyük fayda. Çünkü bu kalitede ve çeşitlilikte oyun materyallerini başka bir yerde görmeniz pek mümkün değil kanımca. Burada bir başka özelliği hemen belirteyim; mekanda oyun için varolan güvenli üretilmiş çeşitli boyutlardaki minderler, silindirler, küpler, tüpler, platformlar, rampalar, merdivenler, dev küreler, halkalar, barlar vs her gidişimizde yeni bir silsile halinde eklenmiş ve oyun için hazırlar, yani her seferinde başka bir oyun mekanında hissediyoruz kendimizi. Hatta Pelin'in katıldığı oyun saatleri konulu oluyor, bir eğitici eşliğinde 45-60 dakika kadar "market", "çiftlik","postacı" gibi bir kavramın peşinde oyun oynanıyor, çok geliştirici, zihin açıcı ve yenilikçi buluyorum. Ancak gariplikler de olmuyor değil, fiziksel harekete bayılan Sinan'ı oraya ne zaman götürsem, Sinan bu oyuncakları kullanmak yerine ya bir sepet küçük topu kaydıraktan aşağı yuvarlayıp , benden aşağıda durup toplamamı istiyor ve bu döngü orayı terkedeceğimiz ana dek devam ediyor ya da bugün olduğu gibi 3 adet motorlu taşıt modeli oyuncak bulup onlarla oynuyor.
İşte bu yüzden oyun evimize manzume gibi yazdığım bu içeriğin başlığı benim bu hislerime rağmen ve o bildiğiniz şarkıya gönderme olarak: "Kamyonlar: Erkek çocuklarının en iyi arkadaşları" Sinan bahsettiğim topları yuvarlama oyunu dışında sadece ve sadece bu üç oyuncak motorlu taşıtı yerde sürdü, ve tabii ki bunlardan biri bir başka arkadaş tarafından istenince asla vermeye yanaşmadı, mecburen paylaşınca da elinde kalan ikisinin de tadını çıkarmadan ağlayıp durdu. Bu bizim evde Sinan'ın sık sık pratik yaptığı bir durum: Pelin'le oyuncak ve oyun paylaşamamak... Kardeşliğin şanındandır deyip geçmeli...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder